Kenan's profileKenan'ın TükkanıPhotosBlogListsGuestbook Tools Help

Image Hosted by ImageShack.us

Katılımınıza teşekkürler...

YENİ ZİYARETÇİ için TIKLAYIN

Comments (102)

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


Don't have a Windows Live ID? Sign up

http://siirlisayfalar.spaces.live.com/

Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Göz yaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.

13 May
walterwrote:
3 Mar.
Shayleewrote:


Photobucket

Have a great week !
27 Oct.
Shayleewrote:


Photobucket
20 Oct.
ahmed akwrote:


 
Allah adamlarından bir büyük zat. Ulu Arif Çelebi...
O anlatıyor:   Nakledildiğine göre,


Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış.

Büyüğü Halil.

Küçüğü ise İbrahim...

Halil, evli çocuklu.

İbrahim ise bekârmış...

Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin...

Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş.

Bununla geçinip giderlermiş...

Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı.

İkiye ayırmışlar.

İş kalmış taşımaya.

Halil, bir teklif yapmış :

İbrahim kardeşim; Ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle.

Peki, abi demiş İbrahim...

Ve Halil gitmiş çuval getirmeye... .

O gidince, düşünmüş İbrahim:

Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine

Böyle demiş ve

Kendi payından bir miktar atmış onunkine...

Az sonra Halil çıkagelmiş.

Haydi İbrahim. Demiş, önce sen doldur da taşı ambara.

Peki abi.

İbrahim, kendi yığınından bir çuval doldurup düşer yola.

O gidince, Halil düşünür bu defa:

Der ki:

Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var.

Ama kardeşim bekâr.

O daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek.

Böyle düşünerek,

Kendi payından atar onunkine birkaç kürek.

Velhasıl, biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atar onunkine.

Bu, böyle sürüp gider.

Ama birbirlerinden habersizdirler.

Nihayet akşam olur.

Karanlık basar.

Görürler ki, bitmiyor buğdaylar.

Hatta azalmıyor bile.

Hak teala bu hali çok beğenir.

Buğdaylarına bir bereket verir, bir bereket verir ki...

Günlerce taşır iki kardeş, bitiremezler.

Şaşarlar bu işe...

Aksine çoğalır buğdayları.

Dolar taşar ambarları.

Bugün 'Bereket' denilince, bu kardeşler akla gelir.
Bu bereketin adı: halil ibrahim bereketidir.


selam ve dua ile kardeşim

4 Oct.
ahmed akwrote:
Resûl-i Ekrem Aleyhisselatü Vesselam, Ensâr’ın bulunduğu bir toplantıya gitti ve:

– Sizler mü’minler misiniz? diye sordu. Bu soru üzerine herkes sustu.

Hz. Ömer:
– Evet, mü’minleriz ya Resûlâllah, dedi.

Peygamberimiz:
– İmanınızın belirtisi, (alâmeti) nedir öyle ise? diye tekrar sordu.

Ashâb:
– Genişlikte şükrederiz. Darlıkta sabrederiz. Allah’tan gelen hüküm ve takdire de boyun eğeriz, cevabını verdiler.

Bunun üzerine Peygamberimiz:
– Kâbe’nin Rabbine yemin ederim ki, siz gerçekten mü’minsiniz, buyurdu.

(Taberanî)

selam ve dua ile kardeşim
2 Apr.

 

Photobucket
 
Photobucket 

  

 

wolf

Photobucket

26 Mar.
ahmed akwrote:

Mutevazi olunuz

Bir gun iki Musluman, bir vak'a uzerine,

Sinirlenip kustuler, sonra birbirlerine.

Ve lâkin yakinlari, bu hâle uzulduler,

Bu buyuk veli zâta, gelip haber verdiler.

Dediler ki, (Efendim, iki arkadasimiz,

Kustuler siz onlari baristirir misiniz?)

Husâmeddin Ussâkî, onlari cagirarak,

Buyurdu ki, bu yolda, yoktur kusup darilmak.

Ancak bazi kullarin mutevazidir hâli,

Onlar hep asagiya, akarlar "su" misâli.

"Yumusak huylu" olur ve hep alttan alirlar,

Oyle ki her mahlûka, sefkatli davranirlar.

Alcak gonulludurler, cekinirler sertlikten,

Korkarlar bir kimsenin, kalbini incitmekten.

Lâkin bâzisini da, tas ve toprak misali,

Yaratti Hak Teâlâ, gayet sert tabiatli.

"Su" topraga inerek, mutevâzi davranir,

Boylece sert topraklar, hayat bulur, canlanir.

Yâni su, yere inip, toprakla birlesince,

Ondan turlu nebatlar, yetisir nice nice.

Su yere inmeseydi olmaz idi bu hayat,

Bitmezdi o tapraktan, boyle bitki ve nebat.

Zîra toprak kalkip da, suya gitmez idi ki,

Yetissin uzerinde, turlu nebat ve bitki.

Bunun gibi ey insan, kirildigin bir kimse,

Toprak gibi davranip, yanina gelmez ise.

Sen "Su" gibi davranip, yaklas o yaranina,

O sana gelmiyorsa, sen git onun yanina.

Zira iki Musluman, birbirine kusseler,

Hangisi otekinden ozur dilerse eger,

Cennete daha once, o girer âhirette,

Ve daha cok sevaba, o kavusur elbette.

Hakiki bir Musluman, sudur ki ey insanlar,

Elinden ve dilinden kimseye gelmez zarar.

Yumusak bir haliya, benzer ki iyi insan,

Uzerinde gezenler, incinmez aslâ ondan.

O, oyle kimsedir ki, begenmez kendini hic,

Lâkin onu goreni, kaplar bir huzur, sevinc.

Yanina cekinmeden rahatca girer herkes,

Zira onlar bilir ki, o kimseyi incitmez.

O, kendini herkesten asagi kotu bilir,

Aynaya baktiginda, kendisinden igrenir.

Hicbir icraatini iyi bilmez o zinhar,

Ibadet yapsa bile, eder yine istigfar.

Degil ki bir Mu'minden, sivrisinekten hattâ,

Bile o, kendisini, ustun gormez hayatta.

selam ve dua ile

3 Mar.
bonjour,
je n'oublie pas mes amis, mais en ce moment jes fatiguee et j'ai un gros passage à vide.
A bientot
Tendresse amicale
Frane

2 Mar.
2 Mar.
ahmed akwrote:

 

Yarabbi sana Meryem in temizliğiyle gelmek istiyorum.Günahlarla kirlenmeme izin verme.

Sana Musa nın duasıyla geliyorum.Şeytana uymam için peşimden koşanlardan kurtar beni.

İsmail in tefekkürüyle boynumu büküyorum.Beni ve soyumu sana kul olarak yaşat.

Sana İbrahim in şevkatiyle geliyorum.Sana gelmeme engel olan şeyleri bana gösterki onları kurban edeyim.

Sana İsanın ruhuyla geliyorum.Beni katına almanı diliyorum.

Sana yunusun duasıyla yalvarıyorum.Beni yutan nefsimi karanlıklardan kurtarmanı bekliyorum. Beni selamet sahiline ulaştır.

Sana Yusuf un gömlegiyle geliyorum.Beni düştügüm ümitsizlik kuyusundan çıkarmanı diliyorum.

Sana Muhammed in(asm) kullugu ve aşkıyla geliyorum.Ubudiyetimi Miraç ın sırrıyla taçlandırmanı diliyorum (amin...)

Selam ve dua ile kardeşim

28 Feb.
ahmed akwrote:

Ey MEVLAM (HZ Ali'nin Duası)

Allah'ım! Sadece tertemiz bir kalple Allah'ın huzuruna çıkan hariç mal ve evlatların -insana- hiçbir yararı olmadığı günde senden aman diliyorum. Zalimin -hasretle- ellerini ısıracağı ve "keşke ben Resulullah'a -itaat- yolunu tutsaydım" diyeceği günde senden aman diliyorum. Günahkârların yüzlerinden tanınacağı, saçları ve ayaklarından tutulacağı günde senden aman diliyorum.


Babanın oğul yerine ve evladın da baba yerine cezalandırılmayacağı günde senden aman diliyorum. Ve doğrusu Allah’ın vaadi haktır. Zalimlere mazeretlerinin bir fayda sağlamayacağı, onların Allah’ın rahmetinden uzak ve kötü bir menzilde olacağı günde senden aman diliyorum.

Hiç kimsenin kimse üzerinde güç sahibi olamayacağı ve yetkinin yalnız Allah;a has olacağı günde senden aman diliyorum. İnsanın kardeşinden, annesinden, babasından, esinden ve evlatlarından kaçacağı ve herkesi meşgul edecek bir işle uğraşacağı günde senden aman diliyorum.

“Suçlu o günün azabından -kurtulmak için- eşini ve kardeşini, kendisini barındıran, içinde yetiştiği tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini vermek ister. Hayır -hiçbir zaman bu imkanı bulamayacak-! O -cehennem ateşi-, alevlenen bir ateştir. Deriler kavurur, soyar; Bu günde senden aman diliyorum.

Mevlam, ey mevlam! Sen mevlasın ben ise bir kulum; kula mevladan başka kim merhamet eder?

Mevlam, ey mevlam! Sen -varlığımın- sahibisin, ben ise sahip olunan; sahip olunana sahip olandan başka kim merhamet eder?

Mevlam, ey mevlam! Sen azizsin, ben ise zelil; zelile azizsen başka kim merhamet eder?

Mevlam, ey mevlam! Sen yaratansın, ben ise yaratılan; yaratılana yaratandan başka kim merhamet eder?

Mevlam, ey mevlam! Sen yücesin, ben ise hakir, hakire yüce olandan başka kim merhamet eder?

Mevlam, ey mevlam! Sen güçlüsün, ben ise zayıf; zayıfa güçlüden başka kim merhamet eder?

Mevlam, ey mevlam! Sen zenginsin, ben ise yoksul; yoksula zenginden başka kim merhamet eder?

Mevlam, ey mevlam! Sen bağışta bulunansın, ben ise sail; saile bağıştan bulunandan başka kim merhamet eder?

Mevlam, ey mevlam! Sen dirisin, ben ise ölü; ölüye diriden başka kim merhamet eder?

Mevlam, ey mevlam! Sen bâkisin, ben ise fâni; faniye bakiden başka kim merhamet eder?

Mevlam, ey mevlam! Sen ebedisin, ben ise geçici; geçiciye ebediden başka kim merhamet eder?

Mevlam, ey mevlam! Sen rızıklandıransın, ben ise rızıklanan; rızıklanana rızıklandırandan başka kim merhamet eder?

Mevlam, ey mevlam! Sen cömertsin, ben ise cimri; cimriye cömertten başka kim merhamet eder?

Mevlam, ey mevlam! Sen afiyet verensin, ben ise -derde- tutulan, derde tutulana afiyet verenden başka kim merhamet eder?

Mevlam, ey mevlam! Sen büyüksün, ben ise küçük; küçüğe büyükten başka kim merhamet eder?

Mevlam, ey mevlam! Sen hidayet edensin, ben ise sapan; sapana hidayet edenden başka kim merhamet eder?

Mevlam, ey mevlam! Sen rahmansın, ben ise merhamet edilecek olan; merhamet edilecek olana rahmandan başka kim merhamet eder?

Mevlam, ey mevlam! Sen güç sahibisin, ben ise imtihan edilen; imtihan edilene güç sahibinden başka kim merhamet eder?

Mevlam, ey mevlam! Sen kılavuzsun, ben ise yolunu şaşırmış; yolunu şaşırmışa kılavuzdan başka kim merhamet eder?

Mevlam, ey mevlam! Sen bağışlayansın, ben ise günahkâr; günahkâra bağışlayandan başka kim merhamet eder?

Mevlam, ey mevlam! Sen galipsin, ben ise mağlup; mağlubu galipten başka kim merhamet eder?

Mevlam, ey mevlam! Sen eğitensin, ben ise eğitilen; eğitilene eğitenden başka kim merhamet eder?

Mevlam, ey mevlam! Sen yücesin, ben ise alçak ve düşük; düşük birisine yüce olandan başka kim merhamet eder?

Mevlam, ey mevlam! Rahmetinin hakkı için bana merhamet eyle. Bağışının, lütfünün ve fazlının saygınlığı için benden razı ol.

Ey bağış, ihsan, fazl ve nimet sahibi! Rahmetinin hakkı için -duamı kabul buyur-, ey merhametlilerin en merhametlisi!
SELAM VE DUA İLE KARDEŞİM KENAN
9 Feb.
vaveyla 2008wrote:

Dostu olmalı  insanın...
Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın…

‘Nereden çıktın bu vakitte’ dememeli, bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında; gözünün dilini bilmeli; dinlemeli sormadan, söylemeden anlamalı…

Arka bahçede varlığını sezdirmeden, mütemadiyen dikilen vefalı bir ağaç gibi köklenmeli hayatında; sen, her daim onun orada durduğunu hissetmelisin. İhtiyaç duyduğunda gidip müşfik gövdesine yaslanabilmeli, kovuklarına saklanabilmelisin.

Kucaklamalı seni güvenli kolları, dalları bitkin başına omuz, yaprakları kanayan ruhuna merhem olmalı…

En mahrem sırlarını verebilmeli, en derin yaralarını açıp gösterebilmelisin; gölgesinde serinlemelisin sorgusuz sualsiz…

Onca dalkavuk arasında bir tek o, sözünü eğip bükmeden söylemeli, yanlış anlaşılmayacağını bilmeli.

Alkışlandığında değil sadece, asıl yuhalandığında yanında durup koluna girebilmeli. Övmeli alem içinde, baş başayken sövmeli ve sen öyle güvenmelisin ki ona, övdüğünde de sövdüğünde de bunun iyilikten olduğunu bilmelisin.

Teklifsiz kefili olmalı hatalarının; günahlarının yegane şahidi… Seni senden iyi bilen, sana senden çok güvenen bir sırdaş..

Gözbebekleri bulutlandığında, yaklaşan fırtınayı sezebilmelisin. Ve sen ağladığında onun gözlerinden gelmeli yaş…

Yıllarca aynı ip üstünde çalışmış, cesaretle ihanet arasında gidip gelen bir salıncağın sınavında birbiriyle kaynaşmış iki trapezci gibi güvenle kenetlenmeli elleri…

‘Parkurun bütün zorluklarına rağmen dostluğumuzu koruyabildik, acıları birlikte göğüsleyebildik ya; yenildik sayılmayız’ diyebilmeli…

Issızlığın, yalnızlığın en koyulaştığı anda, küçücük bir kağıda yazdığımız kısa ama ümit var bir yazıyı yüreğe benzer bir taşa bağlayıp birbirimizin camından içeri atabilmeliyiz:

‘Bunu da aşacağız!

İmza: Bir dost!…’

 
7 Feb.
ahmed akwrote:

Ağlamaktan gözleriniz mi görmeyecek? Varsın görmesin!!!
Gülmekten kalplerimiz kararacağına, bırakalım gözlerimiz kör olsun ağlamaktan.
Ağlayıp da rahmet pınarlarına dönsün göz pınarlarımız. Kim bilir belki de Allah o gözlerden cennet ehline ab-ı kevser içirir.
Ve der ki; “benim için ağlayan gözler cennetin rahmet çeşmeleridir. Ben o gözlerden cennet ehline vuslat şarabı içiririm”
Evet, ağlamak çağrıdır sevgiliye, sessizce rahmetle… Ağlamak kesip yüreğini kanını feda etmektir sevgili uğruna. Ağlamak, anlamaktır sevgilinin sırrını.
Gözyaşı cennettir. Dil ile susmak ama göz ile konuşmaktır ağlamak.
Gözlerin dilidir gözyaşı. Ve Allah(c.c) çok iyi bilir gözyaşının dilini.
Bu yüzden misafir olur ağlayan kalbe.
İşte bundandır ağlayıp rahatlamamız.
Gözyaşı rahmete çağrıdır. Allah’ın rahmet çağrısına rahmetle cevap vermektir ağlamak.
Gözyaşı, rahmet geldin diye, yıkamaktır yolları nefsaniyetten.
Cennetten esintidir gözyaşı.
Ve ne mutlu bizlere ki, ağlayan bir resulün ümmetiyiz. Yaşarmayan gözden Allah’a sığınırım diyen Muhammedin ümmetiyiz.
Bindörtyüz yıllık hasretin varisiyiz bizler.
 
*alıntı…
 dua ile...
5 Feb.
ahmed akwrote:
hayırlı cumalar kardeşim...selam ve dua ile...
25 Jan.
I HAD AN XRAY TODAY AN THEY FOUND "U" IN MY HEART THEN I WAS TOLD IF THEY TAKE "U" OUT I WOULD DIE...SO UR STAYIN...SEND THIS TO EVERYBODY U LOVE INCLUDIN ME!!


"____@@@____@@@_______@@@@@
________@@@__ ______@@_____@@@@@@@
________@@___________@@__@@@______@@
________@@____________@@@__________@@
__________@@________________________@@
____@@@@@@_________@@@@@____________@@
__@@@@@@@@@______@@@@@@@____________@@
__@@____________@@@@@@@@___________@@
_@@____________@@@@@@@@@@_________@@
_@@____________@@@@@@@@@________@@@
_@@@___________@@@@@@@__________@@
__@@@@__________@@@@@_________@@
____@@@@@@_______________________@@
_________@@_________________________@@
________@@___________@@___________@@
________@@@________@@@@@@@@@@@
_________@@@_____@@@_@@@@@@@
__________@@@@@@@
___________@@@@@_@
____________________@
____________________@
_____________________@
______________________@
______________________@____@@@
______________@@@@__@__@_____@
_____________@_______@@@___@@
________________@@@____@_@@
▒▒▒▒▒▒Make a friend, is a Gift ▒▒▒▒▒▒
▒▒▒▒▒ Have a friend, is a Grace ▒▒▒▒▒
▒▒▒▒ Maintain a friend, is a Virtue ▒▒▒▒
▒▒▒▒But, having a Friend like YOU ▒▒▒▒
▒▒▒▒▒▒▒▒▒▒▒▒ is a ▒▒▒▒▒▒▒▒▒▒▒
▒▒▒▒▒▒▒▒ Great Blessing! ▒▒▒▒▒▒▒▒
♥?♥?♥?♥?♥?♥?♥?♥?♥?♥?♥?♥?♥?♥?♥?
♥?♥?♥?♥?♥?♥?♥?♥?♥?♥?♥?♥?♥?♥?♥?
Send this FLOWER to Everyone you care about including me if you care.(YOU KNOW I CARE) See how many times you get this, if you get a dozen you're loved..."
21 Jan.
NO WAR!wrote:
 SeViL'iN LiMaNı için tıklayınız!!
4 Jan.
28 Dec.
ahmed akwrote:
26 Dec.
SACİTwrote:

Sacit ® Güzel Bir Gün Diliyorum,Canım Arkadaşım…

24 Dec.
NO WAR!wrote:

 SeViL'iN LiMaNı için tıklayınız!!

  • Kurban, kurban kesen insanın kulluğundaki sadakat ve teslimiyetinin bir nişanesidir. Kulun bedeni ibadetinin yanında, mali bir ibadetten de kaçınmadığını gösterir.
  • Kurban bayramı Namazından hemen sonra kurban kesen mü’min, “bedenimi Allah’a kulluğa sevkettiğim gibi malımı da Allah’a kulluk yolunda sarfederek hem beden hem de malımla kulluğumu ispat ediyorum” demek istiyor. Kelimenin manasından da anlaşılacağı gibi, kurban, kurban ibadetini yerine getiren Müslümana, Allah'a daha da yakın olma arzusu ve isteğiyle bu ibadeti gerçekleştiği için ilahi sevgiyi kazandırır.
  • Ferdi, cimrilikten, kişisel çıkarlardan, ihtiras ve maddecilikten uzaklaştırıp, Allah'ın cömertlik sıfatının tecellisine mazhar kılar.
  • Kişiyi topluma bağlar; komşu ve muhtaçlarla kaynaşma imkânını sağlar. Kişinin toplumda itibarını artırır.
  • Aileye huzur getirir; çocukların dimağlarında dinden ve dindarlıktan, yardımda bulunmaktan yana silinmez izler meydana getirir.
  • Aile ferdlerini hayırda, iyilikte, yardımda bulunmaya, fakirlerle ilgilenmeye alıştırır.
  • Toplumun samimi duygularla bütünleşmesine yardımcı olur. Rahmet meleklerinin dua ve istiğfarlarını artırır. Eve rahmet ve bereket inmesine sebep olur.
  • Kabirde huzur içinde yatmayı sağlar. Ahirette sahibine manevi bir binek ve sırattan geçmesine destek olur.
  • Hz. Peygamber (sav)’in güzel sünnetlerinden birini yerine getirmenin sevinç ve huzurunu tattırır. ve O'nun şefaatına vesile olur.
  • 19 Dec.
    ahmed akwrote:

    Zamanla anlıyor insan: 3-4 güne sıkışmış bir tatilden öte bir şey bayram...
    Hayata rastgele serpiştirilmiş ilahi ikramlar, kıymet bilen kullara her daim bayram yaşatır.

     anlıyor insan: 3-4 güne sıkışmış bir tatilden öte bir şey bayram...
    Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz kalınca anlar insan...
    Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir; sevmeninkini yalnızlık...
    Sızlamayan her organ, hele de burun direği bayramdır.
    Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek, kurda kuşa yem olmayıp "Çok şükür bugünü de gördük" diyebilmek...
    Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır.
    Küsken barışmak, ayrıyken kavuşmak, suskunken konuşmak bayramdır.

    Bir kitabı bitirmek, bir binayı bitirmek, bir okulu bitirmek, kâbuslu bir rüyayı, kodeste ağır cezayı bitirmek bayramdır.
    Yoğun bakımda sancılı geceyi ya da kangren olmuş bir ilişkiyi bitirmek de öyle...
    Vuslat da bayramdır öte yandan...
    Endişe içinde beklediğinden mektup almak, telefonda ansızın sesini duymak, deli gibi burnunda tütenin boynuna sarılmak bayramdır.
    En acıktığın anda dumanı tüten bir somunun köşesini bölmek, korktuğunda güvendiğine sarılabilmek, dara düştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır.
    Bir sürpriz paketinden çıkan hediye, tatlı bir şekerlemede üstüne serilen battaniye, saçlarını müşfik bir sevgiyle okşayan anne bayramdır.
    "Ona güvenmiştim, yanılmamışım" sözü bayramdır.
    Hiç aldatmamış, aldanmamış olmak bayram...

    Yeni bir sözcük öğrenmek, bir tünelin sonuna gelmek, müzmin bir işin kapısını çarpıp uzun bir yola çıkıvermek bayramdır.
    Zorluklara tek başına göğüs gerebilmek, gereğinde haksızlığın üstüne yalın kılıç yürüyebilmek bayramdır.
    Yeni eve asılan basma perdeler, alın teriyle kazanılmış ilk rızkın konduğu çerçeveler, yüklü bir borcun son taksiti ödenirken sıkılan eller bayramdır.
    Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi, akşam kapıda karşılayan yavuklu busesi, sevdalı bir elin tende gezmesi, nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır.
    Sonrasında gelen ilk diş bayramdır, ilk söz bayram, ilk adım, ilk yazı, ilk karne bayram...
    Güne gülümseyerek başlamak bayramdır.
    "İyi ki yanımdasın" bayram, "Her şeyi sana borçluyum" bayram, "Hiç pişman değilim" bayram...

    Evlatların mürüvvetini görebilmek, eve dolu bir torbayla gidebilmek, konu komşuyla yarenlik edebilmek, akşamları eskimeyen bir keyifle çay demleyebilmek bayramdır.
    Zamanı donduran eski fotoğraflara nedametsiz bakabilmek, altı çizilmiş eski kitapları aynı inançla okuyabilmek, yol arkadaşlarının yüzüne utanmadan bakabilmek bayramdır.
    Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta ölebilmek bayram...

    Bunların kadrini bilirseniz, kıymet bilmeyi öğrenirseniz her gününüz bayram olur.
    Meraklanmayın, öyledir diye size deli demezler.
    Deseler de böyle delilik, bayram artığı günlerdeki nankör akıllılıktan evladır.
    Her gününüz bayram olsun!.. 

    Can DÜNDAR

    19 Dec.
    ahmed akwrote:

    Kurban Bayramı Arefesi

    Bayramdan önceki arafe gününde bin ihlas okumak. “Kim ki Arefe günü bin ihlas Sûresini okursa, kendi nefsini Allah’tan satın almış olur.” (Feyzü’l-Kadir). “Bizim memlekette eskide arefe gününde bin İhlas-ı Şerif okurduk. Ben şimdi bir gün evvel beşyüz ve arefede dahi beşyüz okuyabilirim. Kendine güvenen, birden okuyabilir.” (Bedîüzzaman, Şuâlar)

    Hayırlı bayramlar...Selam ve dua ile...

    18 Dec.
    ahmed akwrote:
     
    Ey bütün çiçeklerin,bütün bitkilerin,yerin,göklerin ve bütün Alemlerin Rabbi;
    Ben Senin yarattığın tohunlardan cansız bır tohumdum bir zamanlar.
    Sen bana can verdin.
    Dualarımı kabul ettin,beni bir çiçek yaptın.
    Bana kendi dilediğin gibi bir şekil verdin.
    Renklerle,desenlerle süsledin yüzümü.
    Bana bir koku sürdün,koklayanları mest eden.
    Güzellerden bir güzel yaptın,görenlere! gösterdin.

    Senin verdiğin cazibeyle kuşları,böcekleri çağırdım kucağıma,dayanamadılar koştular.Onlara,Senin Rahmet çeşmelerinden şerbetler sundum Senin izninle.
    Birbirimize güldük,birbirimize sarıldık.el ele,kucak kucağa Sana şükrettik.
    Seni zikrettik günler boyunca.
    Nice kuşlar nice böceklerle tanıştım böylece..
    Hepsiyle mutlu beraberliklerim oldu.
    Nihayet birgün...
    Beni bir mü’min kulun gördü,yanımdan geçiyordu,beni fark etti durdu,geri döndü eğildi.
    Yüzüme baktı uzun uzun,önce gözleriyle sonra elleriyle okşadı kokladı,kokladı.
    Bir öpücük kondurdu yanaklarıma ayrılmadan.
    “Ne güzel yaratılmış”dedi sessizce.
    İşte o an niçin var olduğumu anladım.melekler sardı etrafımızı ansızın.
    İmrenerek seyrettiler olup biteni.
    Görmediği Rabbine görmüş gibi inanan bir insanın yücelişini gördüler.
    Ve herşeyi en ince ayrıntısıyla kaydettiler.
    çekilen resimlerde bende vardım.

    Ey dualara cevap veren Rabbim,
    Ben cansız bir tohumdum.
    Dualarımı kabul ettin,güzel bir çicek oldum.
    Senin Kudretinle canlandım,Senin Sanatınla süslendim,Senin Lutfünla güldüm.
    Şimdi bir duam daha kaldı mahşere sakladığım
    “Beni gören gözleri ateşte yakma Ya Rabbii!” ...alıntı...
    selam ve dua ile...
    16 Dec.
    ahmed akwrote:
     
    Ey bütün çiçeklerin,bütün bitkilerin,yerin,göklerin ve bütün Alemlerin Rabbi;
    Ben Senin yarattığın tohunlardan cansız bır tohumdum bir zamanlar.
    Sen bana can verdin.
    Dualarımı kabul ettin,beni bir çiçek yaptın.
    Bana kendi dilediğin gibi bir şekil verdin.
    Renklerle,desenlerle süsledin yüzümü.
    Bana bir koku sürdün,koklayanları mest eden.
    Güzellerden bir güzel yaptın,görenlere! gösterdin.

    Senin verdiğin cazibeyle kuşları,böcekleri çağırdım kucağıma,dayanamadılar koştular.Onlara,Senin Rahmet çeşmelerinden şerbetler sundum Senin izninle.
    Birbirimize güldük,birbirimize sarıldık.el ele,kucak kucağa Sana şükrettik.
    Seni zikrettik günler boyunca.
    Nice kuşlar nice böceklerle tanıştım böylece..
    Hepsiyle mutlu beraberliklerim oldu.
    Nihayet birgün...
    Beni bir mü’min kulun gördü,yanımdan geçiyordu,beni fark etti durdu,geri döndü eğildi.
    Yüzüme baktı uzun uzun,önce gözleriyle sonra elleriyle okşadı kokladı,kokladı.
    Bir öpücük kondurdu yanaklarıma ayrılmadan.
    “Ne güzel yaratılmış”dedi sessizce.
    İşte o an niçin var olduğumu anladım.melekler sardı etrafımızı ansızın.
    İmrenerek seyrettiler olup biteni.
    Görmediği Rabbine görmüş gibi inanan bir insanın yücelişini gördüler.
    Ve herşeyi en ince ayrıntısıyla kaydettiler.
    çekilen resimlerde bende vardım.

    Ey dualara cevap veren Rabbim,
    Ben cansız bir tohumdum.
    Dualarımı kabul ettin,güzel bir çicek oldum.
    Senin Kudretinle canlandım,Senin Sanatınla süslendim,Senin Lutfünla güldüm.
    Şimdi bir duam daha kaldı mahşere sakladığım
    “Beni gören gözleri ateşte yakma Ya Rabbii!” ...alıntı...
    selam ve dua ile...
    16 Dec.